Patili dostlarımızın karşılaştığı en ciddi rahatsızlıklardan biri de meme tümörüdür. Bilhassa meme tümörleri, orta yaş ve üstündeki kedi ve köpeklerde erken fark edilmediği zaman büyük riskleri beraberinde getirebilmektedir. Büyük oranda derinin alt kısmında ele gelen ufak bir kitle neticesinde kendini var eden kitleler, iyi huylu ya da kötü huylu olarak gelişebilir. Dolayısıyla erken teşhis/tanı ve doğrudan tedavi sürecinin planlaması hayati bir rol oynar.
Günümüzde meme tümörlerinin genel olarak kısırlaştırılmamış dişi köpek ve kedilerde daha fazla görüldüğü gözlemlenmektedir. Elbette bu hastalıkta genetik unsurlar kadar hormonal faktörlerin de payı yadsınamaz. Bununla birlikte, türler arasında önemli farklılıklar vardır: Kedilerde meme tümörleri köpeklere kıyasla daha yüksek oranda kötü huylu (malign) seyredebilir ve daha agresif davranış gösterebilir. Evcil hayvan sahiplerinin düzenli kontrolleri aksatmaması ve vücutta oluşabilecek değişikliklere karşı bilinçli olması şarttır. İçeriğimizde kedi ve köpeklerde meme tümörünün ne olduğunu, meme tümörünün nedenlerini ve ameliyat aşamalarını mercek altına alacağız.
Kedi ve Köpeklerde Meme Tümörü Nedir?
Kedilerde ve köpeklerde meme tümörü, temel düzeyde meme dokusunu oluşturmakta olan hücrelerin kontrol dışı biçimde çoğalmasıyla meydana gelen anormal kitleleri ifade eder. Söz konusu tümörler çoğunlukla meme zinciri özelinde, deri altlarında ele gelecek sert ya da yumuşak yapılardır. Kimi özel durumlarda bu tümörler tek bir memede görülebilir. İlerleyen vakalardaysa birden çok meme lobu etkilenir.
Meme tümörlerinde iyi huylu tümörler benign, kötü huylu tümörlerse malign olarak adlandırılır. İyi huylu (benign) tümörler çoğunlukla yavaş büyür ve genellikle çevre dokulara yayılım (metastaz) göstermez; ancak bazı benign kitleler de büyüyebilir, ülserleşebilir ve bölgesel sorunlara yol açabilir. Kötü huylu olan tümörler ise tam aksine çevreye yayılım gösterebilir ve maalesef daha hızlı büyür. Lenf ya da kan yolu ile akciğer başta olmak üzere çeşitli hayati organlara sıçraması, ciddi sonuçlar yaratabilmektedir. Metastaz; lenf yumruları başta olmak üzere akciğer, karaciğer ve kemik gibi dokularda da görülebilir. Böyle bir senaryo, doğal olarak hastalığın seyrini bambaşka bir noktaya çeker.
Meme tümörleri çoğunlukla başlangıç noktasında bir ağrıya sebebiyet vermez. Bu durum maalesef hastalığa dair emarelerin erken fark edilmesine engel teşkil eder. Fakat ilerleyen dönemlerde memede şişlikler ve kızarıklıklar yavaş yavaş kendini var eder. Bu nedenle meme bölgesinde fark edilen her kitle, boyutu ne olursa olsun mutlaka veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Kedi ve Köpeklerde Meme Tümörü Nedenleri ve Belirtileri
Köpeklerde ve kedilerde meme tümörlerinin meydana gelmesine esasen pek çok faktör rol oynayabilir. Bu unsurların kimileri görece daha kolay şekilde önlenebilirken kimileri ise hayvanın yaşına, cinsiyetine ya da direkt genetik yapısına bağlı olarak değişir.
Meme tümörlerinde en yaygın gerekçelerden biri hormonal etkenlerdir. Bilhassa da östrojen ve progesteron hormonlarına bu noktada özel olarak vurgu yapmak gerekir. Kısırlaştırılmamış dişi kedi ve köpeklerde bu hormonlara uzun süre maruz kalınması, meme dokusunda tümör gelişme riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Yapılan çalışmalar, özellikle köpeklerde ilk kızgınlıktan önce kısırlaştırılan hayvanlarda meme tümörü görülme riskinin çok düşük olduğunu göstermektedir. Kedilerde de erken kısırlaştırma riski azaltabilmekle birlikte, riski tamamen ortadan kaldırmayabilir; bu nedenle kısırlaştırılmış kedilerde de meme bölgesi düzenli kontrol edilmelidir.
Diğer yandan yaşın da meme tümöründe etkili olduğunu belirtmeliyiz. Örneğin orta yaş ve üzerindeki kedi ve köpeklerde bu rahatsızlık çok daha sık görülür. Yaş ilerledikçe hücre yenilenme mekanizmalarının zayıflaması, anormal hücre çoğalmasına zemin hazırlar. Bu arada kısırlaştırmanın geç yapılması ya da hiç yapılmaması da önemli bir risk faktörüdür. Hayvan sahiplerinin tam olarak bu noktada bilinçli bir yaklaşım göstermesi gerekir.
Bu saydıklarımıza ek olarak obezite ve dengesiz beslenmenin hormonal dengeyi olumsuz etkileyerek riske katkıda bulunabileceği belirtilmektedir. Dengesiz beslenme ve hareketsiz yaşam, hormonal dengeyi olumsuz etkileyerek hastalığa zemin hazırlayacaktır. Meme tümörlerinde en sık görülen belirti, deri altında ele gelen kitlelerdir. Bu kitleler sert, düzensiz sınırlı ya da bazen yumuşak yapıda olabilir. İlerleyen vakalarda memede şişlik, kızarıklık, ısı artışı ve hassasiyet görülebilir.
Kedi ve Köpeklerde Meme Tümörü Teşhis ve Ameliyat Süreci
Doğru bir teşhis ve zamanında planlanmış bir cerrahi müdahale kedi ve köpeklerde meme tümörünün engellenmesinde en kritik aksiyondur. Teşhis süreci genellikle detaylı bir fiziksel muayene ile başlar. Veteriner hekim, meme zinciri boyunca tüm memeleri tek tek kontrol ederek kitlelerin sayısını, büyüklüğünü, sertliğini ve çevre dokularla olan ilişkisini değerlendirir. Aynı zamanda koltuk altı ve kasık bölgesindeki lenf yumruları da olası yayılım açısından muayene edilir.
Diğer taraftan röntgen ve ultrason gibi tetkikler, tümörün iç yapısını değerlendirmeye ve olası metastazların tespitine yardımcı olur. Özellikle akciğer röntgenleri, kötü huylu tümörlerin yayılım riskini değerlendirmek açısından büyük önem taşır. Tanı kesinlik kazandıktan sonra genellikle en makul seçenek cerrahi müdahaledir. Ameliyatın içeriği genellikle tümörün büyüklüğüne, sayısına, yerleşimine ve yayılım durumuna göre değişir.
Kedi ve köpeklerde meme tümörü ameliyatları büyük ölçüde genel anestezi altında gerçekleştirilir. Cerrahi sırasında amaç, tümörlü dokunun çevresindeki sağlıklı dokularla birlikte tamamen çıkarılmasıdır. Böylelikle de tümörün tekrarlama riski azaltılmaya çalışılır. Şüpheli lenf bezleri ise operasyon sırasında değerlendirilebilir ve gerekli görüldüğünde çıkarılabilir. Operasyonla çıkarılan dokunun histopatolojik incelemeye gönderilmesi, tümörün benign/malign ayrımının ve cerrahi sınırların değerlendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Cerrahi müdahale tamamlanınca patili dostlarımız genellikle kısa süreli bir klinik takibin ardından taburcu edilir. Ameliyat sonrası dönemde ağrı kontrolü, yara bakımı ve enfeksiyon riskinin önlenmesi kritiktir.
Kliniğimizde meme tümörlerinin muayenesi, teşhisi ve cerrahi tedavisi veteriner hekimlerimiz tarafından titizlikle gerçekleştirilmektedir. Ameliyat öncesi değerlendirmelerden cerrahi sürece, operasyon sonrası bakım ve ilaç takibine kadar tüm aşamalar kliniğimiz bünyesinde yakından takip edilmektedir. Evcil dostunuzun sağlığını riske atmayıp düzenli kontrollerinizi ihmal etmemenizi öneriyoruz. Sağlıklı günler dileriz…



